ddelibekir 的个人资料DDELİBEKİR DOST MEKANI (...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
|
|
2月13日 "ANTİAZİZ.COM" AÇILDI.Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'a yönelik tepkiler internete taşındı. İnternet sitesinin, sarı-lacivertli taraftarların tepkilerini dile getirebileceği, hiçbir gruba bağlı olmayan demokratik bir platform olduğu belirtildi. İnternet sitesinde, hukuki çerçevede, hakaret içermeyen her kesimden her türlü fikirlerin özgürce paylaşılabileceği kaydedildi. Sitede, ''Taraftardan manifesto'' başlığıyla yer alan yazıda, Aziz Yıldırım'a olan tepkiler dile getirildi. veteknoloji_ 11月14日 VE KARETEDE TAKIM HALİNDE KOMPLE DÜNYA ŞAMPİYONU OLDUK. SPORCULARIMIZI KUTLARIM.Dünya Karate Şampiyonası'nda Türkiye takım halinde dünya şampiyonu oldu. Japonya'nın başkenti Tokyo'da bugün gerçekleşen müsabakalarda Türkiye, 120 ülkeyi geride bırakarak zirveye çıkmayı başardı. Şampiyonada 24 sporcu ile mücadele eden Türkiye Karate Milli Takım kafilesinde federasyon başkanı Aydoğan Çelik ve Karate Milli Takımlar Teknik Direktörü Esad Delihasan bulunuyor. Tarihi bir başarı kazanmanın mutluluğu içinde olduklarını belirten Teknik Direktör Delihasan, "Çok mutluyuz. Sporcularımı tebrik ediyorum. Yılladır Avrupa arenasında karatede yakaladığımız zirveyi dünyaya taşımanın sevinci içindeyiz." dedi. Takımın şampiyonluğu kafilede büyük sevince yolaçarken, Federasyon Başkanı Aydoğan Çelik, ise alınan başarıda emeği geçenlere teşekkür ederken, gelen başarıdan dolayı büyük bir onur yaşadıklarını söyledi. _HABERDEM HANGİ TAKIM KAÇ PARA.Turkcell Süper Lig'de mücadele eden 18 takım ve 496 futbolcusuyla toplam piyasa değeri 727 milyon 875 bin avro. Peki takımlarımızın fiyatları ne kadar?
Lig'de mücadele eden 18 takım ve 496 futbolcusuyla toplam piyasa değeri 727 milyon 875 bin avro olan Turkcell Süper Lig, İngiltere, İspanya, İtalya, Almanya ve Fransa'nın ardından Avrupa'nın en yüksek piyasa değerine sahip 6. ligi oldu. Türkcell Süper Lig'de mücadele eden takımlar arasında ise Galatasaray, 116 milyon 700 bin avro ile piyasa değeri en yüksek kulüp durumunda bulunuyor. Galatasaray'ı 106 milyon 500 bin avro ile Fenerbahçe ve 76 milyon 850 bin avro ile de Beşiktaş izliyor. Ligin piyasa değeri en düşük takımı 18 milyon 125 bin avro ile Antalyaspor olurken, ligin en pahalı takımı ile piyasa değeri en düşük takımı arasında 98 milyon 575 bin avro fark bulunuyor. Bu fark ligde mücadele eden 4 takımın toplam değerine eşit. Turkcell Super Lig'de 10. hafta itibariyle üst sıralarda yer alan takımların piyasa değeri bakımından da üst sıralarda yer alması dikkati çekiyor. Avrupa'nın en değerli ligi ise İngiltere'nin Premier Ligi. 561 futbolcunun oynadığı 20 kulübün mücadele ettiği Premier Lig'in toplam değeri 2 milyar 973 milyon 75 bin avro. Piyasa değeri bakımından Premier Lig'i İspanya'nın La Liga, İtalya'nın Serie A, Almanya'nın 1. Bundesliga ve Fransa'nın Ligue 1 ligleri izliyor. Turkcell Süper Lig'de mücadele eden takımlar ile Avrupa'nın piyasa değeri en yüksek ilk 10 ligi şöyle: TAKIMLAR OYUNCU SAYISI PİYASA DEĞERLERİ (AVRO) Galatasaray 31 116.700.000 Fenerbahçe 27 106.500.000 Beşiktaş 23 76.850.000 Trabzonspor 24 52.700.000 Ankaraspor 28 36.200.000 Kayserispor 31 35.950.000 Sivasspor 25 33.800.000 İstanbul B.Bld. 27 33.700.000 Konyaspor 27 29.550.000 Ankaragücü 30 25.800.000 Bursaspor 26 25.050.000 Eskişehirspor 30 24.800.000 Gençlerbirliği 25 24.200.000 Kocaelispor 24 24.100.000 Gaziantepspor 26 21.650.000 Hacettepe 28 21.550.000 Denizlispor 31 20.650.000 Antalyaspor 33 18.125.000 Toplam 727.875.000
1-Premier League (İngiltere) 20 561 2.973.075.000 2-La Liga (İspanya) 20 509 2.484.200.000 3-Serie A (İtalya) 20 571 2.299.925.000 4-1.Bundesliga (Almanya) 18 498 1.499.575.000 5-Ligue 1 (Fransa) 20 575 1.294.800.000 6-Turkcell Süper Lig 18 496 727.875.000 7-Premier Liga (Rusya) 16 391 672.600.000 8-Eredivisie (Hollanda) 18 483 568.200.000 9-SuperLiga (Portekiz) 16 435 561.400.000 10-Super League (Yunanistan) 16 456 482.475.000
sonsayfa 8月14日 TARBZONSPOR 41. YIL ÖZEL ALBÜMÜ ÇIKTI.Dolayısıyla albüm projesinin tüm tasarım ve tanıtım çalışmalarında da 18 A.D.C.O.'nun imzası var.
Albümü alanlar, özel
bir sürprizle de karşılaşacak; 41 sezonun bütün kadrolarına ait
fotoğrafları ve elde edilen başarıları içeren kapsamlı bir kitapçık. 20'yi aşkın enstrüman, alanlarında müzik dünyasının önde gelen isimleri tarafından icra edildi. 6月23日 HAYDİ TÜRKLER İÇİN DUA EDELİM.Milli Takım’ın geniş coğrafyası ve derin tarihi Üç maçta yaklaşık 400 dakika oynayıp sadece 9 dakikalık bir galibiyet serisiyle yarı finaldeyiz. Bir gürültüdür gidiyor. Kimisi “pes etmeyenlerin zaferi” diyor. Ama neden pes etmediğimizi anlatamıyor... Kimisi “ne denirse densin, ballıyız” diyor. Ama bu kadar “bal”ın da tesadüfi olamayacağı noktasını sorgulamaya yanaşmıyor... Kimisi işi derininden tutmak için değil, sırf kendi tahminleri boşa çıktığı için zevzekliğe vuran bir üslupla “okunmuş çocuklar” diye tarif ediyor bizimkileri... İşi Fatih Terim’in karakter analizine ve “hangimiz Terim’den daha çok nefret ediyoruz” yarışmasına döken medyacılar var. Olup bitenleri oturup uslu uslu, pür futbol mantığıyla anlatmaya çalışanlara gelince, Milli Takım değil ama onlar çoktan pes etti! “Futbol bu! Futbolu bunun için seviyoruz” deyip geçiyorlar. Doğrusu ben de en azından şu an için bu “sakat top”lara girmeyi hiç düşünmüyorum. Bugün başka bir şey anlatmak istiyorum. Milli Takımımız’ın sadece ve basitçe futbol oynamadığını, aslında bambaşka bir “kavga” verdiğini anlatmak... İşin ilginç yanı, bu gerçeği futbolcularımız biliyor, daha doğrusu bunu hissederek oynuyorlar da futbol yorumcularımızın bu taraklarda hiç bezi olmadığı için onlar “anlayamıyor!” Anlamak için Hamburg’tan Gazze’ye; Üsküp’ten Tebriz’e çok geniş bir coğrafya’da dolaşmak gerek! Geçen akşam 22. Dönem Sakarya Milletvekili, Sınır Tanımayan Hekimler örgütü üyesi Dr. Süleyman Gündüz’le karşılaştım. Sohbet ederken gözleri yaşardı ve sonra açıkladı: “Çek Cumhuriyeti maçı sırasında Gazze’deydim, orada seyrettim.” Bir süredir yedeklerini de askere çağıran İsrail ordusu Gazze’yi kuşatma altında tutuyor. On binlerce Filistinli mülteci çok zor koşullar altında; yiyecek, içecek, elektrik, su ve ilaç sıkıntısı yaşıyor. Bizim maç başlarken bütün Gazze sokaklarını gezmiş Dr. Gündüz. Herkesin evlerine çekildiğini, bizim maç için ekran başında toplandıklarını görmüş. Kazanmamız için bir ağızdan dualar ediliyormuş; heyecan inanılmaz yüksekmiş. İki gol yiyip mağlup duruma düştüğümüzde Arap spiker şiirsel bir dille “tarih boyunca bu aslanların ne mağlubiyetleri aşıp başları dimdik çıktıklarını gördük, bu çocuklar döndürecek maçı” diyormuş. Ardından da ekran başındakileri tek yürek olmaya çağırmış: “haydi, Allah Türklerin ayağına kuvvet versin diye dua edelim!” “Nihat’ın galibiyet golünden sonra bütün Gazze’nin nasıl sevinç seline dönüştüğünü görseydiniz, Türkiye’nin maçlarının oralarda sadece futbol olarak algılanmadığını hemen anlardınız” diye anlattı Dr. Gündüz. Daha ilginci de şu... Dr. Gündüz ve arkadaşları İsrail tarafına geçerken sınır kapısındaki İsrailli komutan da tezahürat yapmış: “Bravo Türklere, biz bu turnuvada milli takımınızı destekliyoruz” Hırvatistan maçı sırasında Ülke TV’de Meksika Sınırı programı vardı. Böyle bir maç oynanırken akıllı, uslu bir kültürel-düşünsel sohbet programını sürdürmek ne zordur, yaşayan bilir. Sevgili İsmail, Selahattin ve Tarık da çok zorlanıyordu; hep “ah şu canlı yayın olmasaydı da, maça baksaydık” havasındaydılar. Nihayet maç bitince Saraybosna ve Üsküp’deki arkadaşlarına bağlandılar. Ama konuşmak ne mümkün! Hem Saraybosna’da hem de Üsküp’de yer yerinden oynuyordu, telefondaki konuşmaları anlamak imkânsızdı. Galibiyetimizin sevinciyle Bosna ve Makedonya sokaklarına dökülen coşkulu kalabalıkların gürültüsü her şeyin önüne geçmişti. Milli Takım kazandığında tarihsel-kültürel izlerimizin varlığını sürdürdüğü bütün coğrafyalarda bir başka rüzgâr esmeye başlıyor! Bu galibiyetlerin futbol dışında bir “ruh”u var. Bunu da bilelim artık. Bu galibiyetler “çevre”ye itilip horlananların kibirli “merkez”e vurduğu darbeler olarak algılanıyor o coğrafyalarda. Avrupa Şampiyonası’nda pes etmeyen Türk Millli Takımı, dünya coğrafyasında pes etmeye zorlanan ama direnen Müslümanların sesi artık... Bundan hakikatten hoşlanmayanlar olabilir. Bunun lafının edilmesini spor kültürüne ve siyasi kabullerine ters bulanlar olabilir. Ama hakikat, hakikattir. HAŞMET BABAOĞLU/VATAN 6月16日 MİLLİ TAKIMDAN EZE EZE GALİBİYET:"NİHAT-ARDA KOYARMI DARDA?"Avrupa Futbol Şampiyona’sında yine tarihi bir zafer elde ettik. Çekler karşısında 2-0 mağlup duruma düşmemize rağmen önce Arda sonra Nihat’ın iki golüyle çeyrek final vizesini cebimize koyduk. Ay-Yıldızlı ekibimiz bu galibiyetle grubu ikinci sırada tamamlarken, çeyrek finaldeki rakibimiz Hırvatistan oldu. Karşılaşmaya hızlı başlayan Çek Cumhuriyeti, ilk dakikalarda kalemizde etkili olmaya başladı. Sağ ve sol kanat ortalarında kafa hakimiyeti çok güçlü Koller vasıtasıyla gol arayan Çekler, aradıkları golü de 34. dakikada bu oyuncuyla buldu. Milli Takımımız ise bu yarıda defansa yönelik bir oyun düzeniyle oynarken, rakip kalede etkili olamadı. Karşılaşmanın 12. dakikasında Jankulovski'nin serbest atıştan altıpasa gönderdiği topa, Koller yatarak kafayı vurdu ve meşin yuvarlak üstten az farkla auta çıktı. İlk yarıda çok zorlandık... Maçın 17. dakikasında Tuncay'ın yaklaşık 20 metreden attığı sert şutta top yandan auta gitti. Hemen ardından 19. dakikada Matejosky'nin ceza çizgisi üzerinden attığı sert şutta, kalecimiz Volkan topu son anda çizgi üzerinde kontrol etti. 21. dakikada da Sionko'nun sağ taraftan ceza alanına gönderdiği topa, son anda Servet müdahale ederek mutlak bir golü önledi. Dört dakika sonra 25. dakikada Sionko'nun ceza alanı önünden yaptığı plase vuruşta, top az farkla üsten auta çıktı. Mücadelenin 34. dakikasında Grygera'nın sol taraftan ceza alanına gönderdiği topu Koller kafayla kalecimiz Volkan'ın elleri arasından ağlarla buluşturdu: 1-0. Golden sonra rakip atakları kesilmezken Ay-Yıldızlılarımız sahada adeta hayalet gibi gezindi. Mücadelenin 42. dakikasında Jankulovski'nin serbest atıştan ceza alanına gönderdiği topa uzak direkte Koller kafayı vurdu, ancak meşin yuvarlak üstten auta gitti. Önce Arda, sonra Nihat Mücadelenin ikinci yarısına 1-0 mağlup durumda başlayan Millilerimiz, Plasil’in attığı golle yenik duruma düşmemize rağmen önce Arda ve Nihat’ın attığı iki golle çeyrek finale uzanmasını bildik. 49. dakikada Arda çalımlarla ceza sahasına girdi ortasını yaptı Çek defansı Nihat'tan önce topu taça gönderdi. 52. dakikada Hakan ceza sahasına nefis bir orta yaptı Nihat'tan önce Çekler topu kornere gönderdi. İki dakika sonra gurbetçi futbolcumuz Hamit serbest vuruşu kullandı, Tuncay kafayı vurdu Cech topu zor kontrol etti. 55. dakikada Arda sol kanattan ceza sahsına ortasını yaptı Nihat'tan önce Cech yine çıktı ve topu aldı. Mücadelenin 61. dakikasında defans oyuncumuz Emre Güngör sakatlandı. Genç oyuncu dışarı çıkarılırken, hakem oyuncu değişikliğimize izin vermedi. On kişi mücedele eden takımımız Plasil’in bu dakikada attığı golle maçta 2-0 geriye düştü. 64. dakikada Kazım ceza sahası dışından yerden sert vurdu Cech topu kontrol etmekte zorlanmadı. Nihat’tan harika goller Karşılaşmanın 77. dakikasında Hamit sağ kanattan ceza sahasına girdi yerden ortasını yaptı Arda topun gelişine vurdu ve top ağlarla buluştu:2-1 Maçın 87. dakikasında sahneye çıkan Nihat durumu berabere getirirken, üç dakika sonra genç oyuncumuz mükemmel bir golle çeyrek finale vizesini cebimize koyduk. Maçın uzatma dakikalarında kalecimiz Volkan kırmızı kart görürken, kaleye Tuncay şanlı geçti. Millilerimiz kalecisiz 90 dakikayı tamamlarken çeyrek finalde rakibimiz Hırvatistan oldu. Turuncu formanın yerine KIRMIZI AY-YILDIZLILAR, şampiyonadaki üçüncü maçına klasik Kırmızı-Beyaz formasıyla çıkarken, karşılaşma öncesi taraftarlar futbolcuları tek tek tribüne çağırarak, sevgi gösterisinde bulundu. A Milli Takım'ın çeyrek finale çıkması açısından mutlak yenmesi gereken karşılaşmayı Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan ile birlikte tribünde izledi. Güvenlik A seviyesinde Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı stat çevresinde polis, stada gelenleri sıkı bir aramadan geçirdikten sonra içeri aldı. Karşılaşmaya basın mensuplarının da ilgisi oldukça yüksekti. Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçını toplam 264 foto muhabiri ve spor yazarı izledi. Servet ve Semih iki kere terledi! AVRUPA Futbol Şampiyonası'nda mücadele eden (A) Milli Takım'da, futbolculardan Semih Şentürk, Servet Çetin ve Uğur Boral, dünkü önemli Çek Cumhuriyeti maçı öncesi ÖSS heyecanı yaşadı. (A) Grubu'ndaki ikinci maçta İsviçre karşısında attığı kafa golüyle beraberliği sağlayan ve Türkiye'nin karşılaşmadan 3 puanla ayrılmasında büyük rol oynayan Semih Şentürk ile Servet Çetin ve Uğur Boral, kamp yaptıkları otelde, Ankara'dan gelen ÖSYM temsilcilerinin eşliğinde sınava girdiler. Krampon krizi! Maçtan önce rutin kontrollerini yapan hakem Peter Frojdfeldt, defans oyuncumuz Servet Çetin’in kramponlarını değiştirtti. Maça çivili kramponlarla çıkmaya hazırlanan Servet Çetin, hakemin uyarısıyla kramponlarını değiştirerek sahaya çıktı. Cenevre: Kırmızı beyaz Sokaklar karnaval yeri gibi! A Milli Takımımız’ın, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri A Grubu'nda Çek Cumhuriyeti ile oynayacağı kritik maç öncesi, Ay-Yıldızlı taraftarlar Cenevre kentini karnaval alanına çevirdi. A Milli Takım'ın, Çek Cumhuriyeti ile oynayacağı zorlu maç öncesi Türk taraftarlar, takımlarını yalnız bırakmadı. Maçın oynanacağı Cenevre kentine akın eden Türk taraftarlar, renkli görüntüler oluşturdu. Maç öncesi büyük heyecan yaşayan taraftarlar, Cenevre caddelerinde halay çekti. Biletler karaborsada Avrupa Futbol Şampiyonası'nda grubundaki son ve kader maçına çıkan Türkiye'yi desteklemek üzere çok sayıda gurbetçi maça geldi. Çevre kentler ve ülkelerden Cenevre'ye akın akın gelen gurbetçiler karaborsada bile bilet bulmakta zorlanırken, karşılaşmada kale arkası biletlerin karaborsada 150 Avro'ya kadar alıcı bulduğu öğrenildi. Stat önünde toplanan çok sayıda Türk vatandaşımız ve Çek taraftarlar, ilginç kıyafetleri ve yaptıkları coşkulu gösteriler ile ilgi çekti. EURO 2008 AGRUBU TAKIMLAR O G B M A Y P Av 1 Portekiz 3 2 0 1 5 3 6 2 MİLLİGAZETE 6月12日 FUTBOLDA KÜFÜRE KARŞI AKILLI STAD.Manisa Bilim ve Sanat Merkezi öğrencileri, maçlarda kötü tezahürat ve küfürün önlenmesi için Akıllı Stat projesi hazırladı. Karşılaşmalar sırasında küfür edilmesi
ya da tribünlerde olay yaşanması durumunda, uzaktan kumandayla
tribünlere şeffaf bir perdenin indirilmesini öngören ve İstanbul'da
mayıs ayı başında düzenlenen 7. Sosyal Bilimler Olimpiyatı'nda gümüş
madalya ile ödüllendirilen projeyi hazırlayan öğrenciler için Manisa'da
tören düzenlendi. Törende daha sonra öğrenciler, projelerle ilgili bilgi aktarımında bulundu. ŞEFFAF PERDE İNİYOR DAMSIZ GİRİLMEYEN TRİBÜN İkinci seçenekte ise, bayan ve erkeklerin birlikte oturdukları
bölüme, damsız girilmiyor, böylelikle aile tribünü oluşturulmuş oluyor.
Üçüncü seçenek ise raylı sistem tribünler. Olay anında tribün sağa ya
da sola doğru kayarak, statdan dışarıya çekiliyor ve çıkan olaya hemen
anında müdahale edilebiliyor. Son seçenekte ise yine raylı sistemle
tribünler kendi ekseni etrafında dönüyor. Olay anında tam ters
istikamete dönen tribünlere, güvenlik güçleri anında müdahale
edebiliyorlar.'' 5月29日 BEŞİKTAŞ'IN EN ÖNEMLİ TARAFTAR GRUBU ÇARŞI VARLIĞINA SON VERDİKLERİNİ AÇIKLADI.Beşiktaş tribün lideri Alen'den Çarşı gurubunun kapatılma nedeni....... Beşiktaş'ın en önemli taraftar grubu
olarak değerlendirilen "Çarşı" varlığını sona erdirme kararı aldı. "Asi
Ruh" belgeselinin galasında konuşan tribün lideri Alen Markaryan son
dönemde çıkan eleştiri ve çeşitli spekülasyonlar sebebiyle "Çarşı
kendini feshetmiştir" dedi.
ensonhaber
2月15日 TÜRK FUTBOLUNUN YENİ PATRONU HASAN DOĞAN.Türkiye Futbol Federasyonu’nun yeni başkanı Hasan Doğan oldu. Dün yapılan Olağanüstü Genel Kurul’da 297 delegeden 222’sinin oyunu alan Doğan, Türk futbolunun kırkbeşinci patronu oldu. Futbol Federasyonu’nun dün yapılan olağanüstü genel kurulunda, Hasan Doğan başkanlığa seçildi. Genel kurula katılan 237 delegeden 231’i başkanlık seçimi için oy kullandı. Delegelerin 222’sinin oyunu alan Hasan Doğan, Futbol Federasyonu’nun yeni başkanı oldu. Seçimde 8 delege boş oy kullanırken, 1 oy da geçersiz sayıldı. Yönetim Kurulu Olağanüstü genel kuruluna, tek başkan adayı olarak katılan ve yeni Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan'ın yönetim ve denetim kurullarında yer alan isimler belli oldu. Hasan Doğan'ın listesi şu isimlerden oluşuyor: Yönetim Kurulu: Oğuz Çarmıklı, Mehmet Ali Aydınlar, Zafer Yıldırım, Mahmut Özgener, Serdar Güzelaydın, Levent Kızıl, Servet Yardımcı, Mehmet Baykan, Lütfi Arıboğan, Süleylan Atal, Ufuk Özerten, Arif Nuri Koşar, Tuncay Karartı, Yunus Egemenoğlu Yönetim Kurulu Yedek Üyeler: Hakan Kanık, İsmet Çiftçi, Ali Düşmez, Fahrettin Curoğlu, Ahmet Malatyalı, Celal Birsen, Hüseyin Ar, Fahrettin Eserdi, Mustafa Evrensel, Kenan Serthan, Eyüp Gözgeç, Cevat Kosova, Turan Mecikoğlu, Cemal Yücel Günay Denetleme Kurulu: Hamdi Topçu, Birol Acar, İsmail Gerçek, Kazım Çalışkan, Ziya Erbaş Denetleme Kurulu Yedek Üyeler: İbrahim Zengin, Mehmet Ali Kaynar, Murat Eroğlu, Namık Öndeş, Salih Karabulut. “Bize güvenenlere layık olacağız” Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yeni başkanı Hasan Doğan, beklentilerin farkında olduklarını belirterek, kendilerine güvenenlere layık olmaya çalışacaklarını söyledi. Seçime tek liste olarak giren Hasan Doğan, genel kurulun yapıldığı Shreton Otel’de basın mensuplarının sorularını cevapladı. Kendilerinden büyük beklentilerin olduğunu ifade eden Doğan, “Bizden büyük beklentiler var. Çok çalışarak bu beklentileri cevap vereceğiz. Üzerimizde büyük bir sorumluluk var. Bize güvenenlere layık olmaya çalışacağız” diye konuştu. Türkiye Futbol Federasyonu yeni Başkanı Doğan, altyapıya ve stat meselesine de büyük önem vereceklerinin altını çizdi. Hasan Doğan, faliyet ve denetleme raporlarının ibra edilmesinden sonra genel kurul salonunu terkeden Haluk Ulusoy ile ilgili soruları ise cevapsız bıraktı. Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı ve Galatasaray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın da, Türk futbolunda yeni bir sayfanın açıldığını belirterek, “Kulüpler Birliği’nin arzu ettiği bir kişi başkan oldu. Türk futbolunda yeni bir sayfa açıldı. Tüm kulüplere ve Türk futboluna hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. 2月1日 MISIRLI FUTBOLCU KUPA MAÇINDA ÖNCE GOL ATTI. SONRA "GAZZE'YE SEVGİLER" TİŞÖRTÜNÜ GÖSTERDİ.Afrika Kupasında Mısır-Sudan maçında gol atan Mısırlı orta saha oyuncusu Mohamed Aboutrika, gol sevincini formasının altındaki tişörtü kameralara göstererek yaşadı.Mısırlı futbolcunun tişörtünün “Gazze’ye sevgilerle” yazıyordu.Aboutrika’nın bu gol sevinci İsrail’de büyük yankı uyandırdı. Gazze’yi abluka altına alan ve 2 milyona yakın Filistinliyi 10 gündür elektrik, yakıt ve gıda olmadan ölüme mahkum eden İsrail, Mısırlı futbolcu’nun Gazze mesajından dolayı öfkeden deliye döndü. İsrail, Aboutrika’yı Afrika Futbol Federasyonuna şikayet etti. ![]() Mısırlı futbolcu attığı golün ardından İsrail’i protesto etmek amacıyla formasının altındaki tişörtü gösterince maçın hakemi tarafından sarı kartla cezalandırıldı. Maçı canlı yayınlayan televizyonun yorumcusu, Aboutrika’nın gördüğü sarı kart sonrası “En onurlu sarı kart” yorumunu yaptı. 1月3日 2007'DE BİN SEKİZYÜZBEŞ(1805) MADALYA TÜRK SPORCULARIMIZ ALDI.SPOR federasyonlarının 2007 yılı madalya dağılımları belli oldu. Buna göre Türk sporcusu, 2007 yılında 44 spor dalında toplam bin 805 madalya kazandı. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Strateji Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan verilere göre, 1 Ocak 2007 tarihinden 24 Aralık 2007 tarihine kadar yapılan uluslararası müsabakalarda dereceye giren sporcular, bu yarışmalarda 623’ü altın, 561’i gümüş ve 621’i de bronz olmak üzere bin 805 madalyayı boynuna taktı. Rekor yine güreşte Özel Olimpiyatlar, Dünya, Avrupa ve Balkan Şampiyonaları, Karadeniz Oyunları, Güneydoğu Avrupa Ülkeleri Oyunları ile Uluslararası turnuvalar baz alınarak hazırlanan verilere göre, 2007 yılının madalya rekortmeni olan branş 2006 yılında olduğu gibi yine Güreş oldu. Güreş Federasyonu, belirtilen organizasyonlarda toplam 354 madalya aldı ve ilk sıraya yerleşti. Güreşçiler, uluslararası organizasyonlarda 107 altın, 81 gümüş ve 166 bronz madalya kazanarak 44 spor dalı arasında bu yılda da ilk sıraya yerleşirken, güreşin ardından 272 madalya ile yüzme ve 270 madalya ile atletizm en fazla madalya alan diğer branşlar olarak sıralandı. Dünya şampiyonalarında elde edilen dereceler dikkate alındığında ise 19 madalya kazanan Üniversite Sporları Federasyonu ilk sırayı alırken, Okul Sporları Federasyonu 16 madalya ile ikinci, güreş ve karate branşları ise 10’ar madalya ile üçüncü sırayı paylaşıyor. Voleybol, Motosiklet, Golf ve Briç Federasyonları ise 2007’yi birer madalya ile kapatarak dikkat çeken federasyonlar oldu. Avcılık ve Atıcılık, Bocce Bowling Dart, Hentbol ve Muay Thai Federasyonları ise 2007 yılında hiç madalya kazanamadı. 12月22日 FENERBAHÇE'nin RAKİBİ "SEVİLLA" nın TÜM GEÇMİŞİ BU HABERDE Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'deki rakibi Son dönemde elde ettiği
başarılarla Avrupa'da dikkat çeken İspanyol ekibin müzesinde UEFA ve
Süper Kupa'sı bulunuyor.. ESKİŞEHİR'E ELENDİ BEŞİKTAŞ'I YENDİ Sevilla üst üste 2 kez UEFA Kupası'nı müzesine götürerek, Real Madrid ile birlikte bunu başaran ilk takım oldu. Avrupa'daki başarılarını henüz kendi ligine yansıtamayan Sevilla, kendi liginde ise tek şampiyonluğunu 1946 yılında elde etti. Sevilla, kendi ligindeki tek şampiyonluğunun yanı sıra Kraliyet Kupası'nı 4 kez, İspanya Süper Kupası'nı da 1 kez müzesine götürme başarısı gösterdi. Avrupa kupalarında 76 karşılaşma yapan İspanyol ekibi, bu maçlarda 41 galibiyet, 17 beraberlik ve 18 de yenilgi aldı. 1905 yılında kurulan Sevilla, İspanya Ligi'nde ise bu sezon 16 maç sonunda 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 8 yenilgi sonrası 20 puan topladı ve 9. sırada yer alıyor. 19 YABANCI OYUNCUSU BULUNUYOR Sevilla, kadrosunda 19 yabancı oyuncu bulunduruyor. İspanyol ekibinin kadrosunda 4 Brezilyalı, 2 Malili, 1'er de Sırp, Fransız, Kolombiyalı, Hollandalı, Alman, Arjantinli, Portekizli, Danimarkalı, Belçikalı, İtalyan, Rus, Uruguaylı ve Fildişi Sahilleri'nden oyuncu yer alıyor. Sevilla'nın kadrosundaki oyuncular ise şöyle: Kaleciler: Andres Palop Cervera, Morgan de Sanctis Defans: Jose Manuel Casado, Javi Navarro, Ivica Dragutinovic (Sırbistan), Daniel Alves Da Silva (Brezilya), Julien Escude (Fransa), Aquivaldo Mosquera (Kolombiya), Khalid Boulahrouz (Hollanda), Andreas Hinkel (Almanya), Jose Angel Crespo, Federico Fazio (Arjantin) Orta Saha: Sergio Paulo Barbosa Valente (Portekiz), Adriano Correia Claro (Brezilya), Jesus Navas Gonzalez, Christian Poulsen (Danimarka), Renato Dirnei Florencio (Brezilya), Diego Capel Trinidad, Jose Luis Marti Soler, Tom de Mul (Belçika), Seydou Keita (Mali), Enzo Maresca (İtalya), Alejandro Alfaro Ligero Forvet: Alexander Kerzhakov (Rusya), Luis Fabiano Clemente (Brezilya), Frederic Kanoute (Mali), Ernesto Javier Chevanton (Uruguay), Arouna Kone (Fildişi Sahilleri). TEKNİK DİREKTÖRÜNÜ TOTTENHAM'A KAPTIRDI Sevilla, son dönemde kendisine büyük başarılar kazandıran teknik direktör Juande Ramos'u sezon içinde İngiltere'nin Tottenham Hotspur takımına kaptırdı. Ramos'un İngiltere'ye gitmesi sonrası İspanyol ekibi, takımın başına Manuel Jimenez'i getirdi. Sevilla, kendi sahasındaki karşılaşmalarını 43 bin kapasiteli Ramon Sanchez Pizjuan Stadı'nda yapıyor. FUTBOLCUSU PUERTA'NIN ÖLÜMÜYLE SARSILDI İspanyol takımı, sezon başında 22 yaşındaki futbolcusu Antanoi Puerta'nın ölümüyle sarsıldı. Sevilla'nın İspanya Ligi'nde Getafe ile yaptığı maçta kalp krizi geçiren Puerta'nın vefatı bütün kenti şoka sokmuştu GRUBU LİDER OLARAK TAMAMLADI Sevilla, Şampiyonlar Ligi'nde (H) Grubu'nda yer alırken, İngiltere'nin önemli takımlarından Arsenal'ı geride bırakarak grup maçlarını lider olarak tamamladı. Grubunda 6 maçta 5 galibiyet ve sadece 1 yenilgi alan Sevilla, 14 gol atıp, kalesinde 7 gol gördü ve 15 puan topladı. ESKİŞEHİRSPOR'A ELENDİ, BEŞİKTAŞ'I YENDİ Sevilla, Avrupa kupalarında daha önce Türk takımlarıyla 2 kez eşleşti ve toplam 3 maç yaptı. 1970-71 sezonunda UEFA Kupası 1. turunda Eskişehirspor'un rakibi olan İspanyol ekibi, ilk maçta kendi evinde 1-0 yendiği Türk takımına deplasmanda 3-1 yenilerek, elendi. Sevilla, son olarak 2005-06 sezonunda UEFA Kupası'nda grup
maçlarında Beşiktaş'ın rakibi olmuştu. Tek maç sistemi olduğu için iki
takım bir kez karşılaşmış ve İspanyol ekibi kendi sahasında Beşiktaş'ı
3-0 yenmişti.
HABER7 12月21日 2010'da FUTBOL MAÇLARINDA "BİYONİK TOP" KULLANILACAK. İlk kez, Japonya'da devam eden 4. Dünya
Kulüplerarası Futbol Şampiyonası'nda denenen biyonik topun FIFA'nın
diğer turnuvalarında da kullanılabileceği bildirildi. Biyonik topun ortak tasarımcıları olan Adidas ve Cairos şirketlerinden yapılan açıklamaya göre, topun kale çizgisini geçip geçmediğinin tespitine olanak sağlayan, manyetik sensörler içeren teknoloji, Japonya'da devam eden Dünya Kulüplerarası Futbol Şampiyonası'nda denendi ve beğenildi. Oyunculardan gelen geri bildirimin oldukça olumlu olduğunu ifade eden yetkililer, "Çok memnunuz. Hiçbir top zarar görmedi. Sistem tümüyle işledi" dediler. FIFA'nın, çelişkileri ortadan kaldıracak bu teknolojiyi 2010 Dünya Şampiyonası'nda kullanmak istediği bildirildi. 12月9日 HOLİGANIN DERDİ ANLAŞILDI.
Sporda şiddete karışan bireyler üzerinde yapılan 5 yıllık bilimsel çalışmanın ilginç sonuçları açıklandı. Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emin Kuru tarafından Trabzon, İstanbul ve Ankara'daki futbol seyircileri arasından, şiddet olaylarına karışan ve adli kayıtlara geçmiş 184 denek üzerinde yapılan çalışmada, şiddete karışan bireylerin, başkalarının kendilerine önem vermediği ve kendilerini güzel bulmadığı düşüncesinde oldukları ve para harcamada kontrolsüz, hesabını bilmeyen, düzensiz ve rahat bir kişilik özellikleri gösterdikleri belirlendi. Sporda şiddet, kardeşliğin bozulmasına neden oluyor Araştırmanın sonucunda bu kişilerin genellikle sosyal ilişkilerinde uyum sorunu yaşayan ve sürekli iletişim sorunu olan bireyler olduğu ortaya çıktı. Araştırmada ayrıca, şiddet olaylarına karışanların aşırı şüpheci oldukları da anlaşıldı. Sporda şiddet olaylarına katılan bireylerin psikolojik özellikleri bilinmeden sporda şiddeti zararsız hale getirmek mümkün olmadığını belirten ve denekler üzerinde yaptığı bilimsel araştırmasını açıklayan Doç. Dr. Emin Kuru, sporda şiddetin ülkede toplumsal kardeşliğin bozulmasına neden olduğunu söyledi. Avrupa ülkelerinde sporda şiddetin önlenmesi için trilyonluk bütçelerle bilimsel esaslarla çalışmakta olan Ar-Ge'ler oluşturulduğunu kaydetti. Emin Kuru, “Sporun gerçek amacı olan barış ve kardeşliği zedeleyen bu sosyal felaketin önlenmesi için bilimin öncülüğünde, ülkelerini yönetenler her türlü tedbiri almaktan kaçınmamaktadırlar. Türkiye'de ise sporda şiddet polisiye tedbirler ve cezai yaptırımlarla çözülmeye çalışılmaktadır. Bu yaklaşımın palyatif bir tedbir olduğunu, çözüm için atılması gereken ilk adımın, şiddete karışan insanların ele alınmasıyla işe başlanması gerekmektedir. Ondan sonra diğer tedbirler düşünülmelidir” dedi. Emin Kuru, Toplumun merak ettiği sporda şiddetin başını çeken ve arkalarından kitleleri sürükleyen insanların nasıl bir psikoloji içerisinde olduklarını toplumla paylaşmayı bilim adamlığının gereği olarak kabul etmekteyiz” diye konuştu. |
|
|